Geleneksel hale gelen IV. Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisi 22-24 Ekim
2009 tarihleri arasında Makina Mühendisleri Odası adına Denizli Şubesi
Sekreteryasında, Pamukkale Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi- Denizli’de
gerçekleştirilmiştir.
“Bakım Mühendislerinin Sorunları Forumu”, “Bakım Mühendisliği Paneli” ve
“Açılış Konferansı” ile birlikte kongre boyunca toplam 13 oturumda toplam 39
bildiri sunulmuştur.
Kongreyi 745’i kayıtlı delege olmak üzere 1.500’e yakın mühendis, teknik
eleman, üniversite öğretim elemanı ile üniversite ve meslek yüksek okulu
öğrencisi izlemiştir. Ayrıca 14 farklı başlıkta kurslar gerçekleştirilerek,
meslektaşlarımızın temel ve güncel konularda bilgilendirilmeleri sağlanmıştır.
17 kurum ve kuruluş tarafından desteklenen kongreye paralel olarak düzenlenen
sergiye, sektörde ürün ve hizmet üreten 19 kurum ve kuruluş katılmış ve 2.000’i
aşkın kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
Bu kurslar; Makina Dairesiz Asansör Tasarımı ve Montajı, Hidrolik ve
Pnömatik Silindirlerde Kullanılan Sızdırmazlık Elemanlarının Seçimi ve
Karşılaşılan Problemler, Elektrikli Asansör Son Muayene Eğitimi, Hidrolik
Sistemlerde Bağlantı Tekniği, Hidrolik Devre Elemanları, Uygulama ve Arıza
Arama Teknikleri, Arıza Nedenleri ve Çözümleri, Madeni Yağların Ekipman
Ömrü ve Kestirimci Bakımdaki Önemi, Pnömatik Sistemlerde Arıza Arama
Teknikleri, Arıza Nedenleri ve Çözümleri, Temel Pnömatik (1.Seviye), Buhar
Armatürleri Bakımı ve Ýşletmeye Alma, Rulmanların Sınıflandırılması,
Kodlanması, Tanımı,Montaj ve Demontajı, Metroloji ve Kalibrasyon, Mekanik
Salmastralar, Temel Pnömatik (2. Seviye) ve TPM’dir.
şletmelerde kullanılan çok çeşitli cihaz, makina, teçhizat, alet ve ekipmanın her
an kullanıma hazır, arızasız durumda bulunması, üretimin aksamaması
açısından çok önemlidir. Bunu sağlayabilmek için söz konusu ekipmanlarda ani
arızalar ortaya çıkmadan önce koruyucu bakım çalışmaları yapmak ve bu
çalışmaları planlı bir şekilde yürütmek gerekmektedir. Küreselleşmenin getirdiği
çetin rekabetin sonucu olarak, eldeki varlıkların en ekonomik biçimde
korunmasıve işletilmesi yaşamsal önem kazanmaktadır. Sistemlerde olabilecek
arızalar ve aksaklıklar nedeniyle ortaya çıkabilecek kayıplar, ödenmesi gereken
tazminatlarartmaktadır. Dolayısı ile bakımcılık, yanlış algılandığı “tamircilik,
teknisyenlik”gibi sıfatlardan arınarak, çok yönlü bir makina mühendisliği
alanı konumuna gelmiştir.
Bunların yanında özelikle son yıllarda, bilim, teknoloji ve mühendislik uygulama
alanlarında hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Bu süreç nedeniyle, örgün
eğitim kurumlarında verilen eğitim zaman içerisinde atıl bilgi haline gelmekte,
mevcut bilginin yenilenmesi ihtiyacı doğmaktadır. Bireyin hem kendi gelişimini
sağlaması, hem de üretim sürecinde aktif bir rol alarak toplumsal gelişime
yardımcı olabilmesi, yapılan işin güvenli ve sağlıklı yapılabilmesi için sürekli
eğitim bir zorunluluk haline gelmiştir.
Bakım Teknolojileri Kongresi ve Sergisi kapsamında yapılan oturumlarda
sunulan bildiriler ile yapılan tartışma ve öneriler sonucu ortaya çıkan aşağıdaki
önerilerin ilgililere ve kamuoyuna duyurulmasına karar verilmiştir.
1) Bakımlı bir sistemi işletmek, kamu çıkarını gözetmenin temel ilkelerinden biri
olarak ele alınmalıdır. Bakım, sadece üretim açısından ele alınmamalı, işçi
sağlığı ve güvenliği, enerji verimliliği ve çevre açısından da önemsenmeli, bu
konuda yaptırımlar uygulanmalıdır.
2) işletme ve ülke ekonomisi açısından “arıza oluşana kadar makina çalışsın”
anlayışının terk edilerek makina ve tesislerde bilimsel bakım uygulamaları
yaygınlaştırılarak uygulanmalıdır.
3) Her işletmenin bir Bakım Yönetim Sistemi olmalı ve bu sistemi uygulayacak
Bakım Mühendisi bulunmalıdır.
4) Makina-cihaz alımında ve tesis kurulumunda kullanılacak yazılım ve
donanımlar doğru ve güvenli olmalıdır. Bakım-işletme talimatlarının Türkçe
olması, personel eğitimi ve bakım gerekleri vb. konuların şartname ve
sözleşmelerde yer almasına özen gösterilmeli, bu hususlar ilgili mercilerce takibi
yapılmalıdır.
5) Bakım faaliyetleri için işletmeler; gerekli ölçüm alet ve cihazlar ile yazılım
başta olmak üzere işletme gereksinimlerine ve teknolojilerine uygun olarak
temin edilmeli, tesis ve işletmelerin ekonomik ömürleri boyunca bakımlı
olmaları sağlanmalı ve üretim süreçlerinin tüm birimlerince sahip çıkılmalıdır.
6) Üretimde yaşanacak aksaklıkların giderilmesi ve diğer bakım işlerinin
sağlıklı yürümesi için sorumluluğun paylaşılması gerekmektedir. Etkin bir
bakım faaliyetinin yürütülebilmesi için tüm personelin katılımı ve üst yönetimin
destekleyici tutum sergilemesi kaçınılmazdır.
7) Bakım konusundaki çalışmaların kavramsallaştırılması, etkinleştirilmesi,
yaygınlaştırılması, sürekliliğinin sağlanması ve uygulanması için gerekli
mesleki eğitim ve bu kongrede örneği görüldüğü gibi katılımcı platform
faaliyetleri sürdürülmeli, yerel ve mesleki yönetimlerce bu çalışmalar
desteklenmelidir.
8) Bakım Mühendislerinin esnek, kuralsız ve stresli çalışma koşullarını ortadan
kaldıracak düzenlemeler yapılmalı; Bakım Mühendislerinin alana yönelik
mesleki ve bilimsel sıkıntıları kadar önemli olan çalışma koşulları ve yaşamsal
beklenti sorunlarına çözüm üretilmelidir.
9) Bakım çalışmalarını maliyet unsuru olarak gören anlayış terk edilmeli,
kuruluşlar güvenliğe ve üretime dair riskleri en aza indirgeyecek planlı ve
kontrollü bakım politikaları geliştirmelidir.
10) Tüm kuruluşlar tesis ve işletmelerinin etkili ve güvenli çalışması için
bakımlıolmaları hususunda “Toplam Üretken Bakım” yöntemleri ile
üretkenliği ölçmelive güvenlik risklerini belirleyerek kendilerini geliştirmelidir.
11) Üniversitelerde, lisans ve lisansüstü eğitim programlarında bakım konusuna
yer verilmeli, mevcut olanlar geliştirmelidir.
12) Günümüzde eğitimin sürekliliği tartışılmaz bir konudur. Bu nedenle bakım
konusunda çalışan mühendis ve ara elemanların bu konudaki teknolojik
gelişmeleri takip edebilecekleri şekilde eğitim programları oluşturulmalıdır.
Lisans eğitimi sonrası mesleki gelişmenin sürekliliğini sağlamak için gerekli
çerçeve programlar oluşturularak uygulanmalı, bu programlar ile eğitim
seviyeleri yükseltilmeli, meslek içi eğitim ve yaşam boyu eğitim programlarına
gereken kaynak aktarımı yapılmalıdır.
13) Mühendislerin büyük bölümü, tesis ve işletmelerde “Bakım Mühendisi”
olarak çalışmaktadır. Sanayi, Üniversite ve TMMOB’ye bağlı ilgili Meslek
Odaları arasında işbirliği ile “Bakım Mühendisliği” konusunda ortak bir dil
geliştirilmelidir.
14) MMO, üniversiteler ve sanayi işbirliğiyle sektörün bilgi gereksinimine,
özellikle pratiğe yönelik yayınların arttırılması çalışmalarına hız verilmelidir.
15) Makina Mühendisleri Odası, Bakım Teknolojileri Kongreleri ve diğer
etkinlikler ile “Bakım Mühendisliği” ile ilgili bir birikim sağlamıştır.
Bu birikimkullanılarak, “Bakım Mühendisliği Belgelendirmesi”ni hedefleyecek
çalışmalaradevam edilmelidir.
TMMOB MAKiNA MÜHENDiSLERi ODASI