TMMOB Makina Mühendisleri Odasınca 16–17 Ekim 2009 tarihlerinde düzenlenen
V. Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumunda yapılan bazı saptama ve
öneriler aşağıda özet olarak kamuoyunun dikkatine sunulmaktadır.
Enerji talebi ve ithalat bağımlılığımız sürekli artmaktadır. Kriz öncesi % 75 düzeyine
ulaşan enerji ithalat bağımlılığı, dünya enerji fiyatlarını ülkemiz üzerinde bir baskı
unsuru haline getirmiştir. Krizin ekonomiyi ağır bir şekilde etkilemesi sonucu
yaşanan enerji talebindeki düşüş liberal enerji piyasasının krizini ertelemiş;
özelleştirme, serbestleştirme uygulamalarının başarısız sonuçlarının kamuoyu
tarafından algılanmasını geciktirmiştir.
Her şeye karşın ülke enerji politikasının yeniden şekillendirilmesi, yeni,
yenilenebilir kaynaklarının harekete geçirilmesi olanaklıdır. Ancak son zamanlarda
uluslararası finans kuruluşlarının özelikle yenilenebilir enerji için Türkiye’ye
sundukları cazip finansman olanaklarının arkasında yeni bir “teknoloji pazarı”
yaratma ve bu pazara gelişmiş ülkelerde imal edilen ürün ve ekipmanları satma
düşüncesinin bulunduğu unutulmamalıdır. Yerli teknoloji üretimi için devletin tüm
olanaklarının seferber edilmesi, yerli katkısı gittikçe artan oranlarda yenilenebilir
enerji yatırımlarına ağırlık verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamdaki önerilerimiz
aşağıda özetlenmiştir.
Öneriler
1. “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amacıyla Kullanımının
Teşvikine Yönelik Yasa Tasarısı” aşağıdaki öneriler doğrultusunda gözden geçirilerek
TBMM onayına sunulmalıdır.
• Yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili mevzuatın yeniden yapılandırılması; piyasa
işleyişinde görülen aksamaları dikkate alarak, üniversiteler, meslek odaları, uzmanlık
dernekleri, sanayi kuruluşlarının katılımları sağlanarak hazırlanması gereken
“Yenilebilir Enerji Stratejisi ve Faaliyet Planı” ve “Türkiye Genel Enerji Stratejisi
Belgesi ve Faaliyet Planı” ile entegre genel bir çerçeve kanun ile sağlanabilir. Bu
kanuna bağlı olarak hidrolik, termik, rüzgâr, güneş, jeotermal, v.b. her yatırım türü
için teşvik unsurlarını da kapsayan Strateji Belgeleri ve ikincil mevzuat ayrı ayrı
hazırlanmalı; her bir kaynak için 2020–2030–2050 hedefleri belirlenmelidir.
• Elektrik enerjisi sektörüne ait plan, strateji, hedefler belirlenmeli; teşvikler özellikle
Ar-Ge ve yerli üretim sağlama özelliklerine göre düzenlenmelidir. Yenilenebilir enerji
kaynaklarına yönelik yerli sanayi oluşumu ve istihdam yaratılmasına ilişkin hususlar
planlama kapsamında desteklenmelidir.
• Verimsiz teknolojilerin girişi, kaynakların verimsiz kullanılması ve teknoloji çöplüğü
oluşumuna engel olmak için her bir kaynağın verimlilik standartları belirlenmelidir.
Kullanılacak teknolojideki asgari verim (türbin verimi, panel verimi, sistem verimi v.b.)
göz önüne alınarak dünyada kullanılan iyi/verimli teknolojilerin kullanımı
özendirilmelidir.
• Santral kurulacak yerlerin envanterleri önceden çıkarılmış olmalı; belirlenecek
alanların tarım, çevre, imar v.b. arazi kullanımı ile çakışmamasına dikkat edilmelidir.
• Yenilenebilir enerji kaynaklarının yerinden üretim kaynakları olması nedeniyle iletim
ve dağıtım kayıplarını minimize edecek bir üretim-tüketim planlaması yapılmalıdır.
• Üretilen enerjinin iletimi/dağıtımı zorunlu ise şebeke bağlantısı açısından mevcut
sınırlamalar ilgili kurumlar tarafından öncelikle belirlenmelidir.
• Üretim lisanslarının verilmesinde proje fizibiliteleri esas alınmalıdır.
• Hazırlanacak ikincil mevzuat açık, anlaşılır bir şekilde hazırlanmalı, objektif kriterlere
dayandırılmalıdır.
•Karmaşaları önlemek için yatırımlara bu mevzuat yürürlüğe girdikten sonra
başlanmalıdır.
3. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım bilincinin gelişmesi için kamu
yönlendirmesiyle meslek odaları, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, yerel
yönetimlerin katkısı ile tüm il-ilçelerde örnek uygulamalar gerçekleştirilmelidir.
4. Enerji sektöründe yapılacak yeni yatırımların lisanslanması, teknik açıdan
denetlenmesi ve gerekli yatırım ihalelerinin yapılması da dahil ETKB’nin asli
görevlerini ifa etmesi; EPDK’nın ise düzenleme ve denetimler ile müteakip
yaptırımları belirleyen kuruluş rolüne dönmesi daha gerçekçi bir yapı olacaktır.
5. Enerji sektöründeki sorunları derinleştiren kamuyu küçültme, işlevsizleştirme,
özelleştirme uygulamaları son bulmalı; kamu kuruluşları güçlendirilmelidir. Doğalgaz
ve petrol arama, üretim, iletim, rafinaj, dağıtım, satış faaliyetlerinin entegre bir yapı
içinde sürdürülmesi için BOTAŞ ve TPAO, Türkiye Petrol ve Doğal Gaz Kurumu
bünyesinde; elektrik üretim, iletim, dağıtım faaliyetlerinin bütünlük içinde olması
için de EÜAŞ, TEiAŞ, TEDAŞ, TETAŞ eskisi gibi Türkiye Elektrik Kurumu/TEK
bünyesinde birleştirilmelidir.
6. Enerji üretim yatırımlarında çevreye verilen zararın asgariye indirilmesi temel ilke
olmalıdır. ÇED raporları ve EPDK lisans detaylarına ulaşımda saydamlık sağlanmalı;
lisans verilmeden önce “ÇED Uygundur” Belgesinin alınması zorunlu olmalıdır.
Daha önce lisans almış olup bu belgeyi alamayan ve mevcut ÇED belgeleri iptal
edilen yatırımların lisansları iptal edilmelidir. ÇED raporu ve EPDK lisans tadilat
başvurularında, sonradan yakıt değişimine, özellikle yerli kömürden ithal kömüre
geçiş ve abartılı kapasite artırımlarına izin verilmemelidir.
7. Kömür yakıtlı santrallerde akışkan yataklı teknolojiler kullanılmalı, mevcut ve yeni
kurulacak santrallerde baca gazı arıtma tesisleri ve yüksek verimli elektro filtrelerin
bulunması şart olmalıdır. Doğalgaz yakıtlı santrallerin sınırlı su kaynaklarını daha da
azaltacak su soğutmalı sistemler yerine hava soğutmalı sistemler kullanması
sağlanmalıdır. Termik santrallerde gerekli revizyon, kapasite artırım çalışmaları hızla
sonuçlandırılmalı, atıl durumdaki kapasiteler devreye alınmalı, kömüre dayalı termik
santrallerin teknik verimleri ve emre amadeliği yükseltilmeli, çevre kirliliğini
azaltacak önlemler alınmalıdır. Kamu kaynakları kullanılarak rehabilite edilen
santrallerin özelleştirilmesine son verilmeli; “Amil-i Mütehassıs” olmayan yabancı
firmalara ihalesiz rehabilitasyon işlerini verme uygulaması durdurulmalıdır.
8. Elektrikte % 15’lere varan kayıp ve kaçak oranını azaltacak yatırımlar hızla
yapılmalı; tasarruf ve verimlilik konularında gerekli hukuksal düzenlemeler
yapılmalıdır.
9. Kamunun devam eden hidrolik santral projelerinin gerekli kaynaklar aktarılarak
hızla sonuçlandırılması sağlanmalıdır. EPDK lisans verdiği santrallerin yapım
çalışmalarının öngörülen süre içinde sonuçlanıp sonuçlanmadığını denetlemelidir.
EPDK’dan lisans alan hidrolik santral projelerinin yalnızca beşte birinin yatırım
gerçekleşme oranının % 35’in üzerinde olması, durumun ciddiyetini ortaya
koymaktadır.
10. Rüzgar santrallerinin şebekeye bağlanma ve sistem dengesi teknik olarak
incelenmeli, bu konudaki problemler gerekirse AR-GE destekleri ile
çözümlenmelidir.
11. Jeotermal kaynaklı elektrik üretimi için mevcut (500 MW) kapasite
değerlendirilmeli; on binlerce evin jeotermal sıcak su ile ısıtılması sağlanmalı;
jeotermal kaynakların yoğun kentsel yerleşkelerin bölgesel ısıtılmasında öncelikle
kullanılması zorunlu olmalıdır.
12. Güneş enerjisi potansiyelinin tam olarak değerlendirilebilmesi için temel bir
yasa çıkarılmalı, ikincil mevzuat bu yasaya göre uygulamaya konulmalı; güneşten
elektrik enerjisi elde edilmesi için teknoloji seviyesi tespiti, Ar-Ge faaliyetlerinin
kapsamı, yöntemi, pilot tesis, üretim tesisleri, imalat montaj aşamaları
planlanmalıdır. Fotovoltaik piller (PV) ve yoğunlaştırmalı sistemlerin yerli üretimi
hedeflenmelidir.
13. Binalarda mimari tasarım, ısıtma/soğutma ihtiyaç ve ekipmanları, yalıtım ihtiyaç
ve malzemeleri, elektrik tesisatı ve aydınlatma konularında normlar, standartlar,
asgari performans kriterleri ve prosedürleri kapsayan yönetmelikler EiE, Bayındırlık
ve iskan Bakanlığı ve meslek odalarının katılımıyla hazırlanarak yürürlüğe konulmalı,
uygulama denetlenmelidir.
14. TUBITAK Marmara MAM benzeri akademik bilimsel araştırma kuruluşlarının
sayısı artırılmalı; Muğla, Adana, Mersin, Harran Üniversitelerinde “Güneş Enerjisi
Teknolojileri” Afşin Elbistan’da “Linyit/Kömür Yakma Teknolojileri”, izmir ve
Çanakkale’de “Rüzgar Santralleri”, Ege Bölgesinde “Jeotermal Enerji”, Güneydoğu
Anadolu Bölgesinde “Hidrolik Enerji”, Çukurova ve GAP Bölgesinde “Biyoyakıt”
Araştırma Merkezleri kurulmalıdır.
TMMOB MAKiNA MÜHENDiSLERi ODASI