Enerji Verimliliği Haftası, Dikkatlerimizi Enerji Alanındaki Dışa Bağımlılığı Azaltmaya
ve Sanayi, Bina ve Ulaşım Sektörlerindeki Tasarruf Potansiyeline Yöneltmelidir!
izlenen yanlış politikalar sonucu, kriz öncesi % 75 düzeyine ulaşan ve 2008 yılında
değeri 48 milyar dolar olan enerji sektörü ithalat bağımlılığı, dünyadaki enerji
fiyatlarını ülkemiz ekonomisi ve halk üzerinde önemli bir baskı unsuru haline
getirmiştir. Genel enerji talebimizdeki yüksek bağımlılık yanı sıra elektrik üretiminde
% 60 oranında ithalata bağımlı olan ülkemizde elektrik fiyatları sürekli artmakta,
ithalatta yaşanacak bir aksamanın Türkiye’yi karanlıkta bırakabileceği korkusu
yaşanmaktadır. Ayrıca, dünyayı saran krizin özel sektör kuruluşlarınca yürütülen
enerji yatırımlarında ertelemelere, uzun vadede daha etkili enerji krizlerine ve
ekonomide daralmalara neden olması şaşırtıcı bir sonuç olmayacaktır.
Enerji üzerinden alınan dünyadaki en yüksek vergiler ve hane halkı gelirinin gittikçe
düşmesi nedeniyle enerji harcamalarımız; halkımız ve dünya piyasalarında rekabet
etmeye çalışan sanayicimiz üzerindeki en ağır yük haline gelmiştir.
Bu durum ve eğilimlerin değiştirilmesinin ancak kararlı bir siyasi irade, stratejik
yaklaşımlar ve radikal önlemlerle orta ve uzun vadede mümkün olabileceğini sürekli
olarak vurguluyoruz. Enerji verimliliğinin artırılması, söz konusu sarmaldan sıyrılmak
için kısa vadede herkes tarafından uygulanabilecek bir çözümdür. Dünyada “alçakta
asılı meyve” olarak adlandırılan enerji verimliliği vatandaşlardan kurumlara, şirketlere
kadar herkesin kendi çapında yapacağı çalışmalar ve alacağı önlemlerle
küçümsenmeyecek boyutta enerji tasarrufu sağlayacaktır.
Elektrik işleri Etüt idaresi tarafından sanayimizde en az % 15, binalarımızda en az %
35 ve ulaşımımızda en az % 15 tasarruf potansiyeli olduğu belirtilmektedir.
Bu noktada enerji verimliliğinde kararlı ve başarılı adımlar atabilirsek, 2020 yılı talep
tahmini gerçekleşme oranı en az % 20 (45 milyon ton petrol eşdeğeri enerji)
azaltılabilecektir. Bu miktar yerli ve temiz kaynaklarımızdan üretebileceğimiz elektrik
enerjisinin 2,5 katı ve ortalama 30 milyon konutun yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecektir.
Türkiye’nin bu potansiyelin boyutunu bile bile oldukça yüksek politik ve ekonomik
bedellerle elde ettiği bir kaynağı heba etme lüksü yoktur. Bu nedenle, kamu ve özel
sektör yönetimlerini ve vatandaşlarımızı enerjiyi daha verimli kullanmak üzere azami
ölçüde dikkatli davranmaya, bu yönde gerekli önlemleri almaya davet ediyoruz.
Odamız, 2009 yılı sonu itibarıyla, Enerji Verimliliği Yasası uyarınca Enerji Yöneticisi
Eğitimi ve Belgelendirmesine yönelik yetkilendirilmiş bir kuruluş olarak Ýstanbul’da
Bina ve Sanayi Enerji Yöneticisi Eğitimleri vermeye başlamıştır. Eğitimlerin Ankara,
izmir, Kocaeli ve Adana Şubelerimize yaygınlaştırılması için de çalışmalar
sürdürülmektedir.
TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak son yıllarda ard arda yapılan verimlilik
artışını destekleyecek düzenlemelere çok olumlu bakıyor ve destekliyoruz. Ancak
uygulama ve denetimin sağlıklı olarak yapılması çok önemlidir. Bu noktada meslek
disiplinimiz ve ülke yararları açısından üzerimize düşenleri yapmaya devam
edeceğimizi, uzmanlık alanlarımızla ilgili olarak gerek duyulduğunda yasalarla bize
verilmiş yetkiler çerçevesinde destek vermeye hazır olduğumuzu bu vesileyle
belirtmek ister, Enerji Verimliliği Haftası etkinliklerinin başarılı olmasını dileriz.
Emin KORAMAZ
TMMOB Makina Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu Başkanı